Ders 14 : Talep Planlama Süreçleri S&OP

Paylaş :

Şimdi şirketimizde malı biz satıyoruz ama bunu bir de üreten var değil mi? Her zaman tüm ürünlerde ayrı ayrı; satacağın miktarı karşılayacak kadar çok, SKT yaklaşmaması ve/veya en taze ürünleri sunabilmek için mümkün mertebe az miktarda fırından yeni çıkmış dumanı üstünde az stok tutmak elzem bir durum. Talep planlama da burada devreye giriyor. Üretim planlamanın kardeşidir kendisi. Ecnebiler demand planning olarak adlandırıyor bu işi.

üretim planlama

Paranızı Uzun Vadeli Stoğa Bağlamayın

Taze ürün demek müşteri memnuniyeti demektir. SKT’si 1 yıl olsa bile yeni üretilmiş gofret ile 5 ay önce üretilmiş arasında tazelik farkı olduğunu herkes bilir. Burası markanıza fayda sağlayan tarafıdır.

Tazeliğin önemli olmadığı ürünler de var tabi. Ama burada da mümkün mertebe en az stok ile işi götürmelisiniz. Çünkü her iki durumda da işletme sermayesi denen bir hadise var. Yani finansal olarak mümkün olan en az parayı bir yerlerde bağlayarak işlerinizi yürütmeniz gerekir. Ne demek bu:

Diyelim ki ayda ortalama 100.000 liralık deterjan satıyoruz. Tutup da 700.000 liralık deterjanı üretirseniz şöyle olur: 700.000 liralık mal için gerekli hammadde ambalaj vs aldınız. Alımlarınız için ödeme günü geldi. Daha o kadar ürün satmadığınız ve dolayısıyla nakit girişi sağlayamadığınız için gidip kredi çekerek ödemeyi yapar, tüy dikersiniz.

Ben o zaman tam 100.000 liralık üreteyim dersiniz. Bu sefer de “Ya talep artışı olur da 130.000 liralık satacağımız yerde stok-out olup 100.000 lira satmak zorunda kalırsak o aradaki fark 30.000 satış kaybı olmayacak mı?” sorusuyla karşı karşıya gelirsiniz. İşte bu tedarik zinciri departmanı altında yer alan talep planlama birimi, satışçılardan ticari pazarlama aracılığıyla gerekli doneleri düzenli olarak alır/almalıdır. Bilimsel hesaplama ve modellerle, hangi üründen hangi hafta ne kadar mal lazım olduğunu belirler. Yine tedarik zinciri departmanı altında yer alan üretim planlama birimine bildirir.

Hani biz satış ile pazarlama arasında köprüydük ya; talep planlama da satış&ticari pazarlama ile üretim planlama arasında köprü vazifesi görür. Niye satış&ticari pazarlama diye birleştirdiğimi merak edenler vardır. Bazı birimler bizi satıştaki kontakt noktası olarak görür. Hepimizi bir olarak değerlendirir ve bize komple satış ekibi diye bakar. Örneğin Migrosta falanca üründeki planlanan aktivite detayını Migrosa bakan satışçıya sormaz. Ticari pazarlamaya sorar. Doğrusu da budur zaten. Çünkü tüm kanallardaki satışsal planların koordinasyonu ve konsolidasyonu ticari pazarlamada olmalı.

Üretim Planlama İşin Neresinde?

Talep planlama hangi üründen hangi hafta ne kadar satış öngördüğünü geçmiş satışlara bakarak oluşturduğu data analizleri ile belirler. Üzerine bizim verdiğimiz inputlarla harmanlayıp nihai hale getirir. Biz ise çeşitli inputlar verebiliriz. Bir insentif yapacağız ve yaklaşık şu kadar artış öngörüyoruz dememiz lazım. Bim’de in&out şu üründe şu kadar tonaj ilave sipariş alacağız dememiz lazım. Ayrıca şu bölgede rakip firmanın distribütörü işi bıraktı, yenisini bulasıya kadar 2-3 ay satışların bir kısmı bize kayacağı için o bölgedeki distribütörümüzde %xx tonaj artışı bekliyoruz diye öngörüyoruz demek lazım. Sonuçta lazım da lazım işte 🙂

Üretim planlama da bu bilgiler ışığında günlük ürün bazlı üretim planı oluşturuyor. Hammadde ve ambalaj stoklarını yönetmek için satın almaya sipariş geçiyor. Velhasıl seksen çeşit etkeni dikkate alıp en doğrusuna karar vermek zorunda bir işi icra ediyor. Üretim ekibi ise (bu da fabrikada bizzat hattın başında işi yapan işçiler, operatörler, üretim mühendisleri, bakım teknisyenleri, üretim şefleri, üretim müdürlerinden oluşan ekip) üretim planında yazan günde belirtilen miktarları sağlamak için üretim sahasında bizzat üretimi icra ediyor. İlave adam lazımsa geçici dönemlik işçi alıyor. İş azsa izne yolluyor. Yok sevgilisinden ayrılmış adamı teselli ediyor. Herkesi koordine ediyor falan filan zor işleri gerçekten… Bazen dönüyor üretim planlamaya; ben bu hatta bu ay 8 gün bakım yapacam dedim sen gidip 500 ton mal yazmışsın diyor. Nasıl olacak bu kolaysa gel sen üret diye serzenişte bulunuyor. Özetle toplantı yapıyorlar orta yol buluyorlar falan filan…

S&OP Toplantıları

Neyse efendim bu talep planlama işini yürüten kişi haftada 1 gün belirli bir saatte gerekli olan herkesi bir araya toplayarak düzenli S&OP toplantıları düzenler. Açılımı da sales & operations planning. Ticari pazarlama müdürleri gelir, üretim planlama müdürleri, lojistik müdürleri gelir. Tedarik zinciri direktörü, ticari pazarlama direktörü, satış direktörleri ve satış kanal müdürleri de şirketten şirkete değişmekle birlikte gelebilir de gelmeyebilir de…

Talep planlamacı anlatır işte ekrana yansıtıp kategori kategori üzerinden geçer. Ayrıca gerekli durumlarda ürün detayına girer şöyle oldu böyle oldu diye. Tabi kambersiz düğün olmadığı gibi kavgasız laf sokmasız da S&OP olmaz. Konusu gelince satışçılar şu üründe malım gelmedi sizin yüzünüzden satış kaybettim der(deriz). Talep planlamacı falanca müşteride aktiviteye girmişsiniz haber vermediniz, bütün mallar ona gitmiş der. Öbür üründe de dediğinizin yarısını satmışsınız bütün mallar depoda bekliyor adım atacak yer yok içerde diye lojistik müdürü atlar. Üretim müdürü de geçen ay az mal satacam dediniz diye o hattaki işçileri yıllık izne yolladım. Bu ay o kadar çok mal istediniz ki millete fazla mesai yaptırmak zorunda kalıyoruz. İşçi maliyetleri 2 katına çıktı sizin yüzünüzden der. (Fazla mesainin ücreti resmi taillerde normal mesainin 2 katıdır çünkü) Bir şekilde ortak nokta bulunur sonunda. Bu iş böyle gelmiş böyle gider.

Ara sıra bu S&OP toplantılarına genel müdür katılmak ister. İşte orada başlar bir kargaşa 🙂 Neredeyse herkes yolunda giden işleri sahiplenir. Yolunda gitmeyen işleri ise başkasına çakma yarışına girer. O yüzden çekilmez bir hal alır bu toplantılar. Her türlü basit bir sorunda bile hazırlıklı olmalısınız. Konunun kök nedenini net anlatmalısınız. Ayrıca aldığınız aksiyonları da aktarmalısınız. Ki ihale size kalmasın.

Genel müdürün katıldığı toplantılarda yoğun görülen bir şey de dalkavukluktur. Size bir fıkra anlatarak küçük bir tebessüm ile yazımı sonlandırmak isterim.

Dalkavuk Fıkrası

Evvel zaman içinde her köşkte ve konakta maaşlı çalışan dalkavuklar olurmuş. Konağın beyine bağlı onlarca çalışan var tabi. Yani dalkavuk çalıştırma sebebi, diğer çalışanlar dalkavukluk yapmak isterse bu senin işin değil demek için imiş. Özetle yapılabilecek tüm dalkavuklulkarı bu eleman yaparak diğer çalışanlara yapılabilecek dalkavukluk bırakmazmış.

Maaşlı dalkavuğu olmayan bir konak beyi ben de dalkavuk alayım demiş. İlan vermiş. Ayrıca tellal ile de duyurmuş. Şu gün şu saatte falanca konağın bahçesinde mülakat yapılacaktır. Beklenen gün gelmiş. Velhasıl adaylar kapıda sıralanmış.

İlk aday içeri girmiş ve bey sormuş. “Sen dalkavuğa benzemiyorsun ama” demiş bey. Cevap olarak “Olur mu efendim, ben falanca konakta 8 sene, filanca beyin yanında 6 sene dalkavukluk yaptım…” cevabını almış.

2. 3. 15. adayda hep aynı soruyu sormuş. Ve yine benzer cevaplar vermişler. Neyse 20. adaya da aynı soru sorulmuş. Bu defa farklı cevap vermiş aday.

  • Konak Beyi : Sen hiç dalkavuğa benzemiyorsun?
  • Dalkavuk Adayı : Doğrudur efendim hiç ben dalkavuğa benzemem.
  • Konak Beyi : Aslında biraz da benziyorsun sanki.
  • Dalkavuk Adayı : Çok haklısınız efendim aslında biraz da benzerim.

Sonuç olarak bey bu adayı işe almış 🙂

Hepinize iyi günler diliyorum. Dalkavuksuz bir iş ortamı diliyorum. Velhasıl güzel zamanlar diliyorum. Kalın sağlıcakla.

Tüm Ders Listesine Erişmek İçin Tıklayınız!